30 Dolar Atmadan Bırakmıyo

Temelle dursun Türkiyede iflas edince almanyaya gitmeye karar vermişler.Bir buluşma noktası belirlmişler ve her yıl sonu orada buluşacaklarmış.Aradan bir yıl geçmiş ve temel beş parasız perişan biçimde gelmiş ve bir de bakmış ki karşıdan konvoy halinde mercedesler geliyo.Mercedesler durmuş ve içlerinden bi sürü korumaların yanında Dursun çıkmış.

Temel merak etmiş ve sormuş olum sen naaptın da böyle zengin oldun?
Dursun demiş yaa ben bi mastürbasyon makinesi yaptım 15 sent atınca çalışıyo,katılım çok oldu ben de böyle zengin oldum.Temel peki deyip ayrılmış.Aradan bir sene daha geçmiş.Dursun gene aynı servete sahip gelmiş.

Bi bakmış ki Temel helikopterler,uçaklar,arabalar geliyo.Dursun Temele sormuş olum sen naaptın da bi senede bu kadar zengin oldun diye.Temel demiş ben de bi mastürbasyon makinesi yaptım,15 cent atınca çalışıyo ama 30 dolar atmadan bırakmıyo.

BONUS FIKRA

Bir iş adamı birkaç gün önce sekreterini kovmuştu, yeni bir sekreter aramaktaydı…. Bir arkadaşı, sekreterini neden kovduğunu sorunca anlatmaya başladı:

– İki hafta önce 48. yaş günümdü ve o sabah kendimi çok keyifsiz hissediyordum. Kahvaltı sırasında karımın doğum günümü kutlamasını ve hediyemi vermesini bekliyordum. Ancak o bana bir günaydın bile demedi. Karım unutmuşsa da çocuklarım hatırlar diye içimden geçirdim fakat onlar da tek bir söz etmediler.

Ofisime girdiğimde sekreterim, “Günaydın Patron, doğum gününüz kutlu olsun” dedi. En azından birinin hatırlıyor olması beni memnun etmişti. Öğlen yemek zamanı geldiğinde sekreterim kapıya vurdu ve “Dışarıda hava çok güzel ve bugün sizin doğum gününüz, haydi yemeğe çıkalım, sadece siz ve ben” diyerek beni davet etti.

“Bütün gün duyduğum en güzel şey buydu . Haydi gidelim” dedim. Yemeğe çıktık. Normalde gittiğimiz bir yere gitmedik, şehir dışında özel bir lokantaya gittik. İki martini içtik ve yemekten sonsuz zevk aldık. İşyerine dönerken sekreterim, “Hava çok güzel, ofise dönmemiz gerekmiyor değil mi? diye sordu.

“Hayır, sanırım gerekmiyor” diye yanıtladım. “Benim evime gidelim ve size bir martini daha ikram edeyim” dedi. Evine gittik.

Başka bir martininin daha tadını çıkardık ve sekreterim dedi ki “Patron, izninizle, yatak odasına geçip üzerime daha rahat bir şeyler giyeyim.” Ona memnuniyetle izin verdim.

Yatak odasına gitti ve 5 dakika sonra yatak odasından çıktığında elinde kocaman bir pasta taşıyordu, arkasından karım ve çocuklarım geliyordu.

Hepsi “İyi ki doğdun” şarkısını söylüyorlardı ve ben orada çırılçıplak oturuyordum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir