Önce sen açıkla

On yıldır evlilermiş.. Ama gerdek gecelerinden başlayarak, adam hep karanlıkta sevişmek konusunda ısrar etmiş..

Kadıncağız yıllar yılı kaç kez sabahlara kadar yalvarmış, bir kerecik olsun, ışıklari yakıp sevişmek için ama adam hep inatla “Hayır” demiş.. “Kesinlikle olmaz. İlle de karanlıkta sevişeceğiz..” O gece kadıncağız gene ışıkları yakmak için yalvaracak gibi olmuş, ama hemen vazgeçmiş.

Kocası on yıl sonra insafa gelecek değil ya.. Vazgeçmiş ama sadece yalvarmaktan.. Kafasına koymuş, bu kez çünkü..

Tam sevişmenin en heyecanlı anı, en doruk noktasında elini kaydırıp, yatağın bas ucundaki gece lambasının düğmesine dokunuvermiş..

Bir de ne görsün.. Kocasının belinde, o yapay aletlerden biri bağlı değil mi?..
– Bunu bana nasıl yaparsın_! Bunca yıldır, bu işi sahte bir aletle yaptığını bana söylemedin bile..

Hemen açıkla bana her şeyi..Hemen…
Adam soğukkanlılıkla yanıt vermiş..
– Tamam, tamam.. Her şeyi izah edeceğim sana..

Ama önce sen bana şu üç çocuğumuzu nasıl yaptın izah et, bakalım!

Yönetici ve Mühendis

Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün New York üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve kaybolur. İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır.
– Pardon. Ben neredeyim acaba? diye sorar.
– Yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içindesin der adam.
Yönetici sinirlenir:
– Sen mühendissin değil mi? diye sorar.
– Evet. der adam.
– Nereden bildin?

– Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdiğin cevap 100% doğru fakat hiç bir isime yaramıyor.
– Sen de yöneticisin değil mi?
– Evet, sen nereden bildin?
– Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde kaybolmuşsun.

Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu şimdi benim suçum oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir